Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Sosyal Pediatri Derneği tarafından yerel idare ve sivil toplum kuruluşlarının desteği ile düzenlenen “Koruyucu Çocuk Sağlığında Beslenme ve Alternatif Tıp Uygulamaları” konulu toplantıya Türkiye’nin değişik üniversitelerinden çok sayıda bilim insanın yanı sıra yurtdışından alanında uzman danışmanlar katıldılar. Kapanış oturumunun TCDD toplantı treninde Ankara-Kırıkkale hattında yapıldığı toplantının sonuç bildirgesine "devamını oku" butonundan ulaşabilirsiniz..

1. Alternatif tıp uygulamaları kanıta dayalı bilgiler çerçevesi içinde değerlendirilmeli ve denetlenmelidir. Geleneksel tıp olarak da tanımlanan alternatif tıp uygulamaları günümüzde eskiye göre çok daha gelişigüzel kullanılmakta ve buna bağlı olarak  çeşitli sağlık sorunları görülebilmektedir:
 
Sağlık alanındaki  bilgilerin doğruluğu  “kanıta dayalı uygulama” tanımı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Kanıta dayalı uygulama doğru araştırma yöntemleri ile yansız olarak yürütülen çalışmalardan elde edilen sonuçlara dayanır. Alternatif tıp uygulamaları çok geniş bir yelpaze içinde özellikle Asya kaynaklı bitkisel ürünler, masaj,  yoga vb. yöntemleri içermekte ve kolay ulaşılabilirlik nedeni ile yaygın kullanılmakta, çaresiz sorunlarda daha sık başvurulmaktadır. Bu uygulamaların yüzyıllardır uygulanıyor olması nedeni ile kanıtı da beraberinde getirdiği öne sürülmektedir. Ancak alternatif tıp uygulamaları bilimsel olarak kullanılmakta olan tedavi protokollerini bozabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütünün de belirttiği gibi  alternatif tıp uygulamalarının kanıta dayalı duruma getirilmesi gerekmektedir.
 
2. Hekimlerin haberi olmadan başlanan bitkisel ürünler özellikle cerrahi işlemler sonrası komplikasyonların görülme sıklığını artırmakta ya da birlikte kullanılan ilaçların etkisini değiştirebilmektedir:
 
Alternatif tip uygulamaları içinde yer alan bitkisel ürünler doktora danışılmadan kesinlikle kullanılmamalıdır. Geleneksel tıp olarak da tanımlanan alternatif tıp uygulamaları günümüzde eskiye göre çok daha gelişigüzel kullanılmakta ve buna bağlı olarak başta karaciğer hasarı olmak için çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Alternatif tıpta kullanılan bitkisel ürünlerin miktarı bir kutu içindeki tabletler arasında bile farklı olabilmekte ve bu durum da akut ya da kronik zehirlenmelere yol açabilmektedir. Alternatif tıp uygulamalarında yer alan bitkisel ürünler bitkisel ilaç değildir çünkü çok sayıda kimyasal içerirler ve zehirlenmelere yol açabilirler. Yetiştirildikleri yörelere göre içerikleri değişebilir. Bu bitkisel ürünler ilaç olabilmek için gereken aşamalardan geçmemektedir.
 
 
3. Hekimler karaciğer enzimi yüksek gelen her hastada bitkisel ilaç kullanımını sorgulamalıdırlar:
 
Alternatif Tıp uygulamalarında yer alan bitkisel ürünlerin içerikleri yetiştirildikleri yöreye göre de değişmektedir. Sinameki, kırlangıç otu, yaban fesleğeni, devetabanı, pelin, ökse otu karaciğere toksik olduğu bilinen bitkilerdir. Ginseng ve St. John’s word bitkileri ise pıhtılaşmaya eğilimi artırmaktadır. Özellikle ergenler tarafından kullanılan zayıflama çayları da önemli sağlık sorunlarına  neden olmaktadır. Gelişmekte olan organizma için gerekli bazı minerallerin emilimini engellediği için bitkisel çayların çocuk beslenmesinde de yeri yoktur. Bazı yörelerimizde geleneksel bir içecek olarak kullanılan  meyan kökünün (liquorice) hipertansiyonu olan hastalarda sorunlara yol açacağı unutulmamalıdır.
 
4. Alternatif tıp uygulamaları kötüye kullanılabilir ve istismara açık ürünler içermektedir. Bu ürünlerin denetlenmesinde Sağlık ve Tarım Bakanlıkları işbirliği içinde çalışmalıdır:
 
Ülkemizde paketlenmiş bitkisel ürünler  ilaç (biyolojik aktif madde) olarak kullanılacak ise Sağlık Bakanlığı; besin katkı maddesi ya da gıda desteği olarak kullanılacak ise  Tarım Bakanlıklarından alınan onay sonucunda piyasaya  sunulmaktadır. Tarım Bakanlığından ruhsat alınan ürünlerin  biyolojik aktif madde olarak kullanılması sonucu sorunlar yaşanmaktadır çünkü biyolojik aktif bir maddenin ruhsat alması için çeşitli araştırma aşamalarından geçmesi gerekmektedir ki bunun da süresi en az 8 yıldır.  Alternatif Tıp uygulamalarında kullanılanların denetlenmesi için Tarım Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı işbirliği içinde çalışmalıdır ancak Avrupa Birliğine uyum çalışmaları içinde   bunu sağlamak çok güç olmaktadır. Çocuklarımızın sağlığı için bu alanda ulusal yasaların geliştirilmesi gerekmektedir.
 
5. Gıda güvenliği yasası en kısa sürede çıkartılmalıdır:
 
Alternatif tıp uygulamalarının tümden ret edilmesi ya da kabul edilmesi doğru değildir. Bu uygulamaların ayrıntılı değerlendirilmesi, kötüye kullanımının ya da istismarının önlenmesi gerekir. Ülkemizde eczacılığın yanı sıra farmakoloji ve toksikoloji alanındaki uzmanların da bitkisel ürünler konusunda çalışma yapmaları gerekmektedir. Gıda güvenliği yasasının en kısa sürede çıkarılması alternatif tıp uygulamalarında kullanılan bitkisel ürünlerin kontrolü açısından da çok önemlidir. 
 
6. Bebeklerin ağladıkça emzirilmeleri doğru bir uygulamadır:
 
Ülkemizde çocuk sağlığına ilişkin geleneksel uygulamaların binlerce yıllık bir geçmişi vardır. Bilimsel olarak bu uygulamalardan bazılarının (Örneğin lohusanın istirahat ettirilmesi, bebeğin ağladıkça emzirilmesi gibi) yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Ancak bazılarının da (Örneğin kundaklama) çocuk sağlığına zararı dokunabilir. Çocuk sağlığı ile uğraşanlar yararlı uygulamaları desteklerken zararı olanlar konusunda da toplumu uyarmalı bu uygulamanın yerine bilimsel olarak kanıtlanmış olanların yerleşmesine öncülük etmelidirler. 
7. Anne karnında geçen süreçte annenin beslenmesi ve çevresi, doğacak çocuğun sağlığını etkilemektedir:
 
Bu dönemde annenin beslenmesine, sigara dumanından ve elektromanyetik alanlardan kaçınmasına ayrı bir özen gösterilmelidir. Gebelikte ve emzirme döneminde vitamin ve mineral desteği yapılması anne ve çocuk sağlığı açısından önemlidir.
 
8. Bilimsel araştırma sonuçlarına göre en sağlıklı beslenme biçimi, doğumdan itibaren ilk altı  ay su bile verilmeden tek başına anne sütü ile beslenme, 6.ayda uygun ek besinlere başlanarak emzirmenin en az 2 yaşına kadar sürdürülmesidir:
 
Bu şekilde beslenmenin bebek sağlığı, çocuk sağlığı, anne sağlığı ve erişkin sağlığı açısından sayısız yararları vardır. Her geçen gün bilinenlere yenileri eklenmektedir. Çocuk sağlığı ve beslenmesi açısından 1-2 yaş arasında da anne sütünün  devam ettirilmesi önemlidir. Anne sütü artırıcıları olarak kullanılan çeşitli bitkisel kaynaklı içecekler bulunmaktadır. Ancak araştırma sonuçlarına göre anne sütünü arttıran en etkili yöntem emzirme danışmanlığıdır. Doğru teknik ile sık emzirmek, memelerin tamamen boşalmasının sağlanması emzirme danışmanlığının temelini oluşturmaktadır.
 
9. Hayvansal besinlerin tüketilmemesi çocuklarda önemli gelişimsel sorunlara yol açabilir:
 
Günümüzde bazı kişiler hayvansal ürünler (et, süt ve süt ürünleri, balık) yerine yalnızca bitkisel ürünler ile beslenmeyi tercih etmektedirler. Vejetaryenlik olarak tanımlanan bu durumdakiler gebelik, emziklilik, çocukluk ve ergenlik döneminde iyi bir beslenme danışmanlığı ile izlenmelidirler. Vejetaryen annelerin sütlerinde B12 vitamini eksik olacağından bu yönden vitamin desteği almaları önemlidir. Ayrıca vejetaryen anneler sütlerindeki yağ bileşimini dengelemeleri için  zeytinyağı tüketmeye özen göstermelidirler. Gelişen organizma için B12 vitamini eksikliği özellikle 6.aydan sonra geriye dönüşü olmayan büyüme-gelişme sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle çocuklar için hayvansal besin ürünlerinin  vazgeçilmez olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
 
10. Zeytinyağı, ceviz,  hamsi ve sardalye balığı çocuk beslenmesi açısından önemli besin öğeleri içerir:
 
Sağlıklı beslenme çocukların büyüme ve gelişmesi açısından çok önemlidir. Bunun için tüm besin öğelerinin yeterli ve dengeli miktarlarda alınması gereklidir. Yağın özellikle beyin gelişimi açısından özel bir yeri vardır. Altıncı ayda tamamlayıcı besinler başlanırken sebze püresine yağ eklenmelidir. Yağ olarak da sızma zeytinyağı kullanılmalıdır. Hastalıkların önlenmesi ve gelişen beyin dokusu için zeytinyağı çok önemli besin öğeleri içermektedir. Çoklu doymuş yağ asitlerinden zengin olan hamsi ve sardalye balığı da çocuk beslenmesi açısından çok yararlıdır. Balığın haftada iki kez tüketilmesine özen gösterilmelidir. Vücut için gerekli önemli besin öğeleri içeren ceviz, yumurta sarısı et ve karaciğer çocuk beslenmesinde özel bir öneme sahiptir. Sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmek ve besin çeşitliliğine dikkat etmek sağlıklı beslenmenin sağlanması için gereklidir.
11. Yanlış tarım politikaları sonucu ülkemiz de dahil olmak üzere birçok ülkede, sebzelerdeki, hayvansal ürünlerdeki  besin değeri azalmaktadır:
 
Bu durumu önlemek için toprağa her sene farklı bir ürün ekerek topraktaki minerallerin devamlılığı sağlanmalı, yapay gübre kullanımından kaçınılmalı, hibrid tohum yerine yerel tohumlar kullanılmalıdır. Hayvansal ürünlerin kalitesinin artırılması için mera hayvancılığına önem verilmelidir.
 
12. Çocuk beslenmesinde şekerin yeri yoktur:
 
Şişmanlık, kalp damar hastalığı, kanser, karaciğer yağlanması ve şeker hastalığı gibi kronik hastalıklar günümüzde giderek artmaktadır. Bunların önlenmesi  için çocuk beslenmesinde şeker tüketiminden kaçınılmalıdır. Ayrıca yeterli sebze ve meyve tüketimine (günde en az beş porsiyon) özen gösterilmelidir.
 
13. Piyasada mısır şurubunun artmasına yol açan yeni şeker yasası gözden geçirilmelidir. İşlenmiş hazır yiyecek ve içeceklerde bulunan mısır şurubu karaciğer yetersizliğinin önde gelen nedenleri arasında yer alan karaciğer yağlanmasına yol açabilmektedir:
 
Yeni şeker yasası ile kullanımı yaygınlaşan mısır şurubu çocuk sağlığı açısından sakıncalıdır. Bu yasa tekrar gözden geçirilmelidir. Diğer yandan aileler de etiketinde  mısır şurubu içeren hazır yiyecek ve içecekleri çocuklarına vermemelidirler. Genel olarak işlenmiş gıda ürünlerinin, boş kalori yükü oluşturan gazlı, şekerli içeceklerin çocuk beslenmesinde yer alması sakıncalıdır. 
 
14. Sağlıklı beslenmenin yanı sıra müzik çocuğun zihinsel gelişimine  olumlu katkı yapmaktadır:
 
Çeşitli araştırmalar müziğin çocuğun zihinsel gelişiminde önemli rol oynadığını göstermektedir. Erken yaşlardan itibaren günde en az 20 dakika müzik dinletilen ya da müzik eğitimi verilen çocukların özellikle matematik başarıları yüksek olmakta, okuma hızları ve özgüvenleri artmaktadır. Aileler çocuk bakımında müziğe özel bir yer vermeli, yerel yönetimlerde ve okullarda çocuk ve gençlik koroları geliştirilmelidir.
 
15. Dengeli beslenmenin yanı sıra oyun, çocuğun en doğal hakkıdır. Doğumdan sonra 6.ayda kitap okunmaya başlanan çocukların okul başarısı yüksek olmaktadır:
 
Çocuk gelişiminde oyun, oyuncak ve kitap çok önemlidir.  Oyun oynamak her çocuğun en doğal hakkıdır. Çocukların öncelikle oyun oynamaya gereksinimleri olduğu oyuncağın ise bir araç olduğu unutulmamalıdır. Doğumdan sonra 6.ayda kitap okunmaya başlanan çocukların okul başarısının daha yüksek olduğunu gösteren araştırma sonuçları bulunmaktadır. Aileler kalın yapraklı, bol resimli kitapları bebeklik döneminden itibaren çocukları ile birlikte okumaya başlamalıdırlar.